Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi

Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi

Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi

Sözleşme  uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddet konusunda,

-Yaptırım gücü olan,

-Bağlayıcı,

-Bağımsız bir denetim mekanizması kurulmasına yer verilen ve

-Şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk sözleşme niteliği taşıyor.

Madde 1 Sözleşmenin Amacı

Kadınları ve Aile Bireylerini Şiddetten

-Korumak

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti

-Kovuşturmak

-Önlemek

-Şiddet mağduruna ve failine

-Destek politikaları oluşturmak.

Madde 2 Sözleşmenin Kapsamı

Bu sözleşme, aile içi şiddet de dahil olmak üzere en çok kadınları etkileyen,(medeni haline bakılmaksızın) kadınlara yönelik her türlü şiddet biçimi için geçerlidir.

-Taraf Devletler, bu sözleşeme hükümlerinin uygulamasında cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarını özellikle dikkate alır.

-Bu sözleşme barış zamanlarında ve silahlı çatışma durumlarında uygulanır.

Madde 3 Tanımlar

-Toplumsal cinsiyet toplum tarafından kadın ve erkeğe yüklenen ve sosyal olarak kurgulanan roller, davranışlar ve eylemler anlamına gelir ,

-Mağdur şiddete mağruz kalan gerçek kişi anlamına gelir kanıda yönelik şiddet doğrudan kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya orantısız bir şekilde kadınları etkileyen şiddet anlamına gelir.

-Kadın ibaresi 18 yaş aldı kız çocuklarını da kapsar.

Madde 12 Şiddetin Önemsenmesi için zihniyet değişikliği sağlanmalı

-Özellikle erkekleri ve erkek çocukları bu sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin özlenmesine aktif bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır

-Taraf Devletler, kültür, örf ve adet ,din, gelenek veya namusun bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinin haklı bir gerekçesi olarak kabul edilmemesini güvence altına alır.

 

Sözleşme şiddet olaylarına, başvurulara ve alınan önlemlere ilişkin ayrıştırılmış istatistiksel verilerin toplanması ve bunların kurulacak uzmanlar grubuna iletilmesine izin verilmiştir.

Sözleşmede, şiddetin önlenmesi konusunda adeta bir yol haritası çizilmiş,

  • Farkındalığı artırma
  • Uzmanların eğitimi
  • Önleyici müdahale
  • Tedavi Programları
  • Özel sektör ve medya desteğinin alınması
  • Psikolojik ve hukuksal destek hizmetleri
  • Sığınakların kurulması
  • Acil yardım hatlarının açılması
  • Çocuk tanıklar için koruma
  • Bedensel zarar görenlere tazminat
  • Adli yardım hizmetleri gibi konular ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İzleme mekanizması kurularak (GREVIO adı verilen ) uzmanlar grubunca Sözleşmenin yaptırım gücünü etkinleştirecektir.

Türkiye’nin taraf olduğu, sözleşme antlaşma ve protokollerin Türk iç hukuk düzeninde sahip oldukları hukuki güç, geçerli ve hukuk düzenini garanti altına alan tüm yasalar değerinde olup, bu sözleşmeler ulusal mevzuatın ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Yasalarda Eşit Haklar Yazılı Olsa da Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Sürmekte Maalesef