Medeni Usul Hukukunda Tasarruf İlkesi HMK

Tasarruf ilkesi HMK madde 24’te belirtilmiştir. Medeni usul hukukuna ait olan bu ilke genellikle özel hukuk alanına giren uyuşmazlıkları kapsamaktadır. Çünkü özel hukuk alanındaki davalar, sadece tarafın hakkını ilgilendirmektedir. Örneğin maddi tazminat davaları sadece zarar vereni ve zarara uğrayanı ilgilendirir. Toplumun diğer kesimi için doğrudan bir değeri yoktur. Toplumun diğer kesimi için ancak adalete olan güven, hukuk devleti ilkesine bağlı kalınıp kalınmadığı ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla özel hukuk davalarında tasarruf ilkesi önemlidir.

Tasarruf yetkisine göre, bir hakkın kullanımı taraflara bırakılmıştır. HMK MADDE 24’e göre,Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı
inceleyemez ve karara bağlayamaz.” Davanın açılmasından sonra ilk derece mahkemesinin karar vermesi üzerine taraf isterse karara itiraz eder, istemezse etmez. Dava kendiliğinden istinafa yahut temyize taşınmaz. Bu durum tasarruf ilkesinin dava açıldıktan sonra da devam etmesinden kaynaklanmaktadır.

HMK MADDE 24/3’e göre, “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder.”

Tasarruf ilkesi taraf hakimiyetini ifade etmektedir. Bu ilkeye göre taraflar davayı açabilir. Hakimin kendiliğinden re sen davayı açma ve uyuşmazlıkla ilgili karar verme yetkisi yoktur. Aynı zamanda davayı açan kişinin açtığı davayı takip etmesi kimse tarafından zorlanamaz. Yahut dava açmaya zorlanamaz.

  • Davacının yargılamayı başlatması,
  • Davacının dava konusunu belirlemesi,
  • Davacının davayı geri alması, davadan feragat etmesi, davalının davayı kabul etmesi, tarafların sulh olması,
  • Tarafların kanun yoluna başvurması, kanun yoluna başvurmayı geri almaları, kanun yoluna başvurmaktan feragat etmeleri, kanun yoluna başvururken incelenmesi gereken hususları belirlemeleri.

Ancak her özel hukuk ilişkisinde tasarruf ilkesinin geçerli olduğu sözlenemez. Örneğin, evliliğin butlanla batıl olması halinde; örneğin akıl hastası birinin evlenmesi durumunda Cumhuriyet Savcısı re’sen yani kendiliğinden dava açarak evliliğin iptalini isteyebilir. Kamu hukukunu ilgilendiren konularda re’sen dava açılır ve yürütülür. Tarafların talebi beklenmez.

Tasarruf ilkesinin içerisine; vakıa sunumu, vakıayı delillerle bağdaştırmak için delil getirilmesi, ispat faaliyeti girmez. Bu taraflarca getirilme ilkesinin kapsadığı bir husustur.

Yargıtay Kararları

  • 10. Hukuk Dairesi         2021/5052 E.  ,  2021/14055 K.

Çekişmeli yargıda kural olarak, “Tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe Tasarrufta bulunabilirler. Hâkim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiç bir karar veremez. Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde davacı kurum avukatının beyanı ve sunduğu bir takım kayıtlarda davalı şirketin eldeki dava dosyasındaki borçları sebebiyle 7256 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma başvurusu yaptığı anlaşılmakta olup, mahkemece bu yapılandırma başvurusun değerlendirilmesi ve yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

  • 10. Hukuk Dairesi         2019/5542 E.  ,  2021/12454 K.

Davacı asil, 08.03.2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli yargıda kural olarak, tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir.

Sigortalılık işe alındığı tarihten itibaren başlamaktadır. Sigortalı olmaktan kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı olmak kamu düzenine ilişkindir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Kişiler ile sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü de, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir.

Sosyal güvenlik hakkındaki Kanun gereği feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez.

Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanununun md 123 gereği, “ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir” veya 150 gereği, “dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması” sonucu elde edilebilir.

Bu nedenle; inceleme konusu davada mahkemece, davadan feragat edilemeyeceği davacı tarafa bildirilmeli, feragat beyanının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123 veya 150. maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli…

 

Medeni Usul Hukukunda Tasarruf İlkesi HMK

Stajyer Av. MERVE ÇATAR

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.