Ticari Dava İle Tüketici İşlemi Arasındaki İlişki

Ticari Dava İle Tüketici İşlemi Arasındaki İlişki

Ticari Dava İle Tüketici İşlemi Arasındaki İlişki
Ticari Dava İle Tüketici İşlemi Arasındaki İlişki

Her ne kadar tüketici dava şartı arabuluculuk düzenlemesi sonrası güncel önemini kısmen yitirmiş olsa da, akademik açıdan üzerine düşünülmesi gereken bir husustur. 6502 Sayılı TKHK m. 73/A ile arabuluculuk dava şartı düzenlemesi getirilmeden önceki bir yıl yedi aylık kısa dönemde, bu iki kavram arasındaki ilişki, arabuluculuk açısından yoğun şekilde tartışılmıştır. Arabuluculuk bağlamında konunun önemini yitirmesine kısa bir süre kala, Yargıtay 19. HD, Haziran ayında peş peşe verdiği iki kararında, “tüketici işleminin olduğu yerde ticari dava kavramının olamayacağı, dolayısıyla bu tarz uyuşmazlıklar açısından dava şartı arabuluculuğa ilişkin TKHK m. 5/A hükmünün uygulanamayacağı” sonucunu benimsemiştir. Kararlarda Yargıtay, TKHK m. 83/2 hükmünü esas almış, tüketici işlemi ve tüketici mahkemesi varsa, ticari davadan bahsedilemez demiştir.

(Y. 19. HD. E. 2020/439, K. 2020/976, T. 11.6.2020 – Y. 19. HD. E. 2020/237, K. 2020/805, T. 04.06.2020)