Haksız Fesih *2021 – İş Hukuku Avukatı

İşçi ve işverenler yaptıkları süresi belirli ya da belirsiz süreli iş sözleşmelerinden her zaman karşılıklı anlaşma yolu ile ayrılmazlar. Kanun her ne kadar sözleşmede iki tarafın anlaşarak hareket etmesini öngörse de bazı durumların varlığı halinde işçi ve işverene birbirleriyle anlaşmadan da sözleşmelerden tek taraflı olarak çıkış yapma hakkı tanır, buna “haklı fesih” denir.

Haklı fesih karşılıklı dürüst ve ahlaklı iş ilişkisinin kalmaması halinde işçi ve işveren olarak iki tarafı da koruyan bir durumdur. Bu durumda dikkat etmemiz gereken iş akdinin devam edilemeyecek duruma getirdiği öne sürülen sebeplerin iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde gerçekten var olup olmadığıdır.
Süresi belirsiz ya da belirli süreli iş sözleşmeleri, akdin sona ereceği tarihten önce İş Kanununun işçi için 24.maddesine, işveren için ise 25.maddesine dayandırılarak “Haklı Fesih” kapsamında feshedilebilir.

Haklı fesih, yukarıda da bahsettiğimiz üzere karşı tarafın herhangi bir onayı olmaksızın, tek taraflı bir irade beyanı şeklinde iş akdini derhal sona erdirme özelliğine sahiptir. Burada işveren için haklı fesih şekil şartına bağlanmıştır, buna göre işveren fesih bildirimini yazılı ve fesih sebebi kesin, açık bir şekilde yapmak zorundadır. İşçi için ise herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır, fesih iradesine sahip olması yeterlidir fakat ispat sorunları yaşamamak için yazılı yapmak daha doğru olacaktır.
Sözleşmeyi fesheden taraf, feshederken öne sürdüğü neden ile bağlanır, sonradan iş akdini farklı bir nedene dayandıramaz.

İşverene Fesih Hakkı Veren Nedenler

İşverene iş akdini sonlandırma hakkı veren nedenler genel olarak İş Kanununun 25.maddesinde açıklanmıştır.

Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:

a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

İşçiye Fesih Hakkı Veren Nedenler

İşçiye iş akdini derhal sonlandırma hakkı veren nedenler İş Kanununun 24.maddesinde açıklanmıştır.

Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I. Sağlık sebepleri:

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.

II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.

Haklı Fesih Sonuçları Nelerdir?

Haklı fesihin kuşkusuz doğurduğu ilk sonuç iş akdinin karşı tarafın kabulüne dayanmaksızın derhal son bulmasıdır. Fesih gerçekleştikten sonra feshi gerçekleştiren tarafın ben vazgeçtim deme şansı yoktur.

Haklı fesihin doğurduğu diğer bir sonuçta tazminattır. İşçi veya işveren haklı fesihte bulunmuşsa İş Kanununun 26.maddesinin 2.fıkrası gereğince tazminat talep etme hakkına sahiptir. Bunun için fesihi gerçekleştiren tarafın fesih ihtarnamesinde gösterdiği haklı fesih nedenlerinin gerçekliğini ispat etmek zorundadır.

Haksız Fesih *2021 – İş Hukuku Avukatı