İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler Nelerdir?

İşçi yapmış olduğu iş ile ilgili olarak kazaya uğramış ise kusur durumuna ve maluliyet oranına göre işverenden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. İşçi, iş kazası sonrası eğer işveren tarafından SGK’ya bildirimde bulunulmamış ise derhal bildirimde bulunmalı ve işveren karşı maddi ve manevi tazminat istemi ile dava açmalıdır.

İşçi, iş kazasına uğradıktan sonra, işveren tarafından işçiye ödenecek olan maddi tazminat miktarı olayda ki kusur durumuna, yani işverenin ve işçinin ne kadar kusurlu olduğuna ve kaza sonrası işçide oluşan maluliyet durumu ile işçinin yaşına ve aldığı maaşa göre belirlenecektir.

Kaza sonrası açılan maddi tazminat davasında mahkeme SGK tarafından belirlenen kusur raporunu da değerlendirerek bilirkişi heyetinden kusur durumunun tespit edilmesini isteyecek olup kusur durumu belirlendikten sonra da işçinin maluliyet (iş göremezlik oranı, meslekte kazanma gücü kaybı) oranına göre maddi tazminatın hesaplanması için yine bilirkişi görevlendirecektir.

İş Kazası Tazminat Davası Nedir?

İş kazası tazminat davası; bir işverenin işyerinde çalışan işçinin iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde, kendisine veya yakınlarına sorumlu işveren tarafından tazminat ödenmesi istemiyle açılan bir maddi ve manevi tazminat davası türüdür.

İş kazası, sigortalı ve iş akdine bağlı olarak bir iş yerinde çalışan kişilerin, yapmakla yükümlü oldukları işi yaptıkları esnada karşılaşmış oldukları kazalardır. Çalışanın, işverenin emri ile iş alanının dışında farklı bir faaliyet gerçekleştirirken de başına gelebilecek her türlü olay iş kazası olarak değerlendirilmektedir. Çalışanın bu nedenlerden dolayı yaralanması ya da hayatını kaybetmesi durumunda, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. İşi birkaç şirket birden yapıyorsa ya da ana şirketle birlikte taşeronlar da mevcutsa, hepsine birden dava açabilmek de mümkündür. İş kazası davasında zaman aşımı süresi ise 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Hangi Durumlar İş Kazası Kapsamındadır?

Çalışanların güvenliğini sağlamak ve çalışma alanlarını daha verimli hale getirmek açısından iş kazası kavramının kapsamı son derece geniş tutulmuştur. Öyle ki Yargıtay tarafından verilen bazı kazalarda, tek koşul olarak kazanın iş yerinde gerçekleşmiş olması dikkate alınmıştır. Kalp hastası bir işçinin, işini yaptığı esnada kalp krizi geçirmesi dahi iş kazası kapsamına giren bir durumdur. Ya da taşımalı olarak servis ile işyerine gidip gelen kişilerin, trafik kazasında yaralanmaları veya hayatlarını kaybetmeleri iş kazası olarak kabul edilmektedir. İş kazası davasında zaman aşım süresi dolmadan önce dava başvurusunun yapılması ve çalışan haklarının aranması önem arz etmektedir.

İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler Nelerdir?

İş kazasının meydana gelmesi halinde işçi ve işverenin kanundan kaynaklı bazı yükümlülükleri doğmaktadır ve bunların yerine getirilmemesi halinde tarafların sorumluluğuna neden olmaktadır.

Dolayısı ile iş kazasının meydana gelmesi halinde;

Öncelikle sağlık müdahalesi gerçekleştirilmelidir.
İş yeri kaza raporu düzenlenerek, tutanağa iki şahit adı yazılıp imzaları da alınmalıdır.
İş kazası, bağlı bulunan kolluk birimine (Emniyet veya Jandarma) bildirilmelidir.
İş kazası, bağlı bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Birimine bildirilmelidir.

İş Kazası Halinde Açılacak Davalar Nelerdir ?

İş kazası işçinin yaralanması veya ölümü ile de sonuçlanabilir. Dolayısı ile böyle bir durumla karşılaşıldığında ilgili kolluk birimi ve Cumhuriyet Savcısı gerekli soruşturmayı yaparak olayın sorumluları aleyhine ceza davası açacaktır. Bunun yanı sıra işçi veya kanuni mirasçıları (işçinin ölümü halinde) tarafından da hukuk davaları açılabilecek, tazminata yönelik talepler bu davalarla ileri sürülebilecektir.

Bunun yanı sıra iş kazası halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılacak rücu davaları da söz konusudur. Bu davalarda iş kazasının meydana gelmesinde ki kusurun işverene ait olması veya üçüncü bir kişiye yahut işçiye ait olması hallerinde SGK, ödemiş olduğu meblayı rücu edebilecek ve bunu dava konusu yapacaktır. Özetle, bir iş kazasının meydana gelmesi halinde aşağıda belirtilen davalar açılabilir.

Ceza Davası,
Maddi ve Manevi Tazminat Davaları,
Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Açılacak Rücu Davaları,
İş Kazası Neticesinde Ceza Soruşturması,

Yukarıda detaylı açıklandığı üzere iş kazasının meydana gelmesiyle birlikte, kolluk birimlerine işveren tarafından bildirim yapılmalıdır. Söz konusu bildirimi yapmayan işveren bildirim yapmaması veya geç yapması nedeniyle bizzat sorumlu olur. Bildirimin yapılmasıyla birlikte ilgili iş kazası için dosya açılacak ve kolluk birimleri tarafından tahkikat aşamasına geçilecektir.

Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca öngörülen genel hükümlere binayen Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma yürütülecek ve iddianamenin hazırlanması ile birlikte iş kazasının meydana gelmesinde sorumlu işveren, (örneğin işçinin istihdam edildiği şirketin yetkililerinin) yargılanması maksadı ile kamu davası açılacaktır.

İşçi veya işveren SGK tarafından belirlenmiş olan maluliyet oranının doğru olmadığını düşünerek mahkemeden yeniden maluliyet oranının tespit edilmesini isteyebilir. Yalnız SGK tarafından belirlenmiş olan maluliyet oranına itiraz davası, tazminat davasından ayrı bir dava olarak açılmalıdır.

İşçinin maluliyet oranı yani iş göremezlik oranı SGK tarafından belirlendikten sonra işveren veya işçi bu orana önce SGK nezdinde itirazda bulunmalıdır. Yapılan itiraz üzerine bu defa Yüksek Sağlık Kurulunca oran yeniden belirlenecektir.

Eğer ki, iş veya işveren Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen orana da itirazda bulunmak istiyorlarsa bu defa İş mahkemesinde dava açarak itirazda bulunmaları gerekecektir. Açılan bu davada mahkeme işçiyi Adli Tıp kuruma sevk ederek oranın Adli Tıp kurumunca belirlenmesine karar verecektir.

Eğer ki SGK tarafından belirlenen orana işçi veya işveren tarafından itirazda bulunulmamış ise açılan tazminat davasında mahkemenin SGK tarafından belirlenen iş göremezlik oranına göre maddi tazminatın hesaplanmasına karar vermesi gerekmektedir.

İş Kazası Nedeniyle Açılacak Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat; kişilik hakları zarar gören kişinin söz konusu zarar sebep olanlardan alınarak kendisine ödenecek uygun bir miktarı ifade etmektedir. İş kazası nedeniyle açılacak manevi tazminat davasında ise, işçi iş kazası nedeniyle gördüğü manevi zararın tazminini talep etmek hakkına haizdir. Manevi zarardan kasıt, işçinin söz konusu kaza nedeniyle yaşadığı psikolojik travma olabilir, bir örnekle açıklamak gerekirse; bir iş kazası sonucu kolunu kaybeden işçinin bu durum nedeniyle yaşadığı üzüntüden kaynaklanan psikolojik travmaları nedeniyle işvereninden ve kazaya sebep olan sorumlu üçüncü kişilerden manevi tazminat talep etmesi mümkündür.

Manevi Tazminatın Şartları Nelerdir ?

İş kazası nedeniyle zarar gören işçi veya iş kazası sonucu ölen işçinin yakınları için manevi tazminat talep edebilirler. Ancak mahkemece manevi tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların varlığı aranacaktır.

Buna göre;

İş kazasına sebebiyet veren fiil,
Bu fiil neticesinde bir zararın meydana gelmesi,
Meydana gelen zarar ile fiil arasında illiyet bağı ,(neden/sonuç ilişkisi)
Fiilin hukuka aykırı olması,
İşçinin zarara uğraması gereklidir. Yukarıda sayılan şartların varlığı halinde mahkeme manevi tazminata hükmedecektir.

İş kazası sonrası ne kadar manevi tazminat istenebileceği de yine olayda ki kusur durumuna, işçinin maluliyetine, yaptığı işe ve yaşına göre değişecektir. İşçide, iş kazası sonrası oluşan maluliyet geri kalan tüm yaşantısını etkileyecektir.

İşçide oluşan maluliyet iş hayatına engel olabileceği gibi aile hayatına, çocukları ile ilgilenmesine ve sosyal hayatını da etkileyecektir. Tüm bunlar işçinin manevi bir kayba uğradığını da göstermektedir. Mahkeme, iş kazasının ve kaza sonrası işçi de oluşan maluliyetin işçinin tüm hayatına etkisini değerlendirerek bir manevi tazminat belirleyecektir.

İş Kazası Tazminat Davası Nedir