Boşanma Davası Sık Sorulan Sorular

Boşanma Davası

Aile hukuku konuları arasında yer alan boşanma davası en fazla merak edilen ve araştırılan konulardan biridir. Bilindiği gibi evlilik işlemleri resmi memur önünde yapılmaktadır. Boşanma işlemleri ise tarafların mahkemelerde yapılan yargılama neticesinde elde edilen kararın ilgili nüfus müdürlüğündeki nüfus kaydına işlenmesiyle sonuçlanır. Boşanma davasının Anlaşmalı, çekişmeli boşanma davası gibi türleri vardır. Aile mahkemesinde ve özel hukuk davalarında farklı usullere göre yürütülen bir dava türü olan Boşanma davası, Kanun kapsamında sayılı nedenlere dayanabilir.

Mahkemeler, boşanma davası yargılaması sonunda, tarafların talepleriyle sınırlı olmak koşuluyla, mal paylaşımı haricinde tüm çekişmeleri ortadan kaldıracak bir şekilde karar vermek zorundadır. Mal paylaşımı ise, başka bir dava şeklinde yürütülmelidir. Mal davası boşanma kararından sonra açılıp karara bağlanır.

Boşanma nedenleri; genel boşanma nedenleri ve özel boşanma nedenleri olarak 2 ana başlık altında incelenmektedir. Günümüzde en yaygın dava çeşitlerinden biri olan boşanma davası, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya diğer bir eşin davayı kabul etmesi halinde, anlaşmalı bir şekilde sona erebileceği gibi, taraflar arasında çekişmeli bir şekilde yapılacak olan yargılama sonucunda karara bağlanabilir. Boşanma işlemleri aile mahkemelerince karara bağlanır.

Boşanma avukatının bakabileceği davalar nelerdir?

Anlaşmalı Boşanma,
Çekişmeli Boşanma,
Hayata Kast,
Nafaka İndirilmesi,
Nafaka Kaldırılması,
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası,
Terk Nedeniyle Boşanma Davası,
Zina Nedeniyle Boşanma Davası,
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası,
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası,
Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası,
Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat,
Nafaka Artırım Davası ,
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma,
Velayet Davası Nedir: Boşanma Davasında Velayet Kime Verilir?,
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nedir?,
Velayetin Kaldırılması Davası Nedir, Nasıl Açılır?,

Boşanma Davası Sık Sorulan Sorular

Boşanma Avukatı Ücretleri 2021 Yılında Ne Kadar?

Boşanma avukatı ücretleri her sene güncellenen Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi‘ne göre belirlenir. Boşanma alanında uzman avukat ücretleri 24.11.2020 tarihli 31314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısım ikinci bölümünde belirtilmiştir.

2021 Boşanma ücretleri belirlenirken asgari tarifeye ek olarak her baronun her sene yayımladığı 2021 yılı Tavsiye Niteliğindeki Avukat-Vekil eden Arasındaki En Az Ücret Çizelgesi de bulunmaktadır. Boşanma avukatı görev yeri İstanbul olan bir avukat İstanbul Barosu’nun yayımladığı tavsiye niteliğindeki tarifeyi mutlaka incelemesi gerekmektedir.
Bu tarifenin C- AİLE MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR başlıklı maddesinin altında 3. Boşanma Davaları alt başlığı bulunur.

Bu alt başlık altında ise;

Anlaşmalı Boşanma 9.000,00 TL,
Çekişmeli Boşanma 14.000,00 TL,
Çekişmeli Boşanma ve maddi, manevi tazminat istemli 14.000 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15’i olarak belirlenmiştir.

Boşanma davalarında yukarıda da bahsedildiği gibi alt sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir. Üst sınır ise (tazminat talebi yoksa) bulunmamaktadır. Her baronun kendi hazırladığı Tavsiye Edilen Avukatlık En Az Ücret Tarifesi de uygulanabilir. Boşanma avukatı İstanbul‘da İstanbul Barosu’nun hazırladığı tarifeden az olmamak suretiyle ücret talep edilebilir.

Özel Boşanma Sebepleri (TMK m. 161 – 165)

Zina: Evlilik birliği içinde bir eşin rızası ile başka biriyle cinsel ilişkide bulunmasıdır. Eşin yaşamış olduğu cinsel ilişkide rızasının olması onun kusurlu olduğu anlamına gelir. Zinaya dayanarak açılan boşanma davasında zina yapan eşin kusurlu olması aranır. Eşin cinsel ilişki yaşadığı kişi hemcinsi de olsa zina gerçekleşmiş sayılır. Açılmış olan boşanma davasında eşin zina fiilini gerçekleştirdiği tespit edilmişse hakim boşanma kararı vermelidir. Zina fiilinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu halde zinaya dayanarak dava açılamaz. Zina fiilinin affı halinde de eşin dava açma hakkı bulunmamaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (E. 2017/5, K. 2018/7, 06.07.2018 tarih) uyarınca Evlilik birliği devam ederken zina fiilini gerçekleştiren eşin birlikte olduğu kişiden diğer eşin manevi tazminat talep hakkı bulunmamaktadır.

Hayata Kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış: Hayata kast, bir eşin diğerini öldürme niyetini gösteren birtakım fiilleri göstermesidir. Örneğin, öldürmeye teşebbüs etmek, intihara teşvik etmek veya zorlamak gibi. Bu fiilleri bir başkasını azmettirerek yaptırtması da hayata kast kapsamına girmektedir.

Pek kötü davranış: Bir eşin diğerine bilinçli ve kasten göstermiş olduğu acı ve ıstırap veren, sağlığı bozan veya tehlikeye düşüren hareketlerdir.

Onur kırıcı davranış: Bir eşin diğerine manevi varlığına zarar veren davranışlardır. Örneğin aşağılaması, küçük düşürmesi, sinkaflı sözler kullanması gibi.

Hayata Kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışlarda da zinada olduğu gibi davranıştan itibaren 6 ay, her halde 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme: Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü diğer eşten onunla yaşaması beklenemezse bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Eşin buna dayanması için suç işleyen ve haysiyetsiz hayat süren kişinin işlediği suçu bilerek ve isteyerek yapması gerekmektedir. Bu suçlar her türlü yüz kızartıcı suçlara girmektedir. Örneğin, fuhuş yapmak, uyuşturucu madde kullanmak gibi. Hakim olayın durumuna göre taktir hakkını kullanarak boşanmaya karar verir.

Terk: (TMK m. 164) Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi halinde, ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam etmekte ise, terk edilen eş bu sebebe dayanarak boşanma davası açabilir. Haklı sebebe örnek olarak tedavi, asker olma, eğitim, cezaevinde bulunma gibi örnekler verilebilir. Haklı sebep olması halinde haklı sebebin sona erdiği halde eşin eve geri dönmemesi durumunda da terk oluşmaktadır.

Terkin oluşması için, evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmeme amacı ile ortak hayata son verme durumu olmalıdır. Terk hali aynı zamanda müşterek konutta bulunan ve diğer eşin müşterek konuta gelmesine engelleyen eş için de geçerlidir. Müşterek konuta diğer eşin gelmesine izin vermeyen eş, terk fiilini gerçekleştirmiş sayılmaktadır.

Terk fiiline dayanarak boşanma davasının kabul edilmesi için, terkin üzerinden altı ay geçmesi ve devam ediyor olması gerekmektedir. Müşterek konuttan dört aydır ayrı yaşayan eşe karşı müşterek konuta dönmesi için ihtar çekilir. İhtara rağmen eşin iki ay boyunca müşterek konuta dönmemesi üzerine terk fiiline dayanarak açılan boşanma davasında boşanmaya karar verilir.

Akıl Hastalığı: Eşlerden birinin boşanma davası açıldığı vakitte iyileşmesinin mümkün olmadığı resmi sağlık kuruluşunca tespit edilmiş akıl hastalığı bulunmalıdır. Akıl hastalığı sebebi ile diğer eş için ortak hayat çekilmez hale gelmiş olmalıdır.

Genel Boşanma Sebepleri

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması için eşler arasında şiddetli geçimsizlik ve anlaşmazlık bulunması gerekmektedir. Şiddetli geçimsizlikten kastedilen her çift arasında görülebilen geçici tartışmalar değildir.

Geçimsizlik ve anlaşmazlık eşler arsında ortak hayatı sürdürmeleri mümkün olmayacak derecede olmalıdır. İddia eden eşin bu durumu ispatlaması gerekmektedir. Hakim, dosyayı inceleyip tanıkları da dinleyerek olayın oluş biçimine bakarak şiddetli geçimsizliğin var olup olmadığını takdir etmektedir. Bu boşanma sebebinde hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Eşler arasında evlilik birliğini devam ettirme isteği kalmamış olmalıdır.
Davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilir. (TMK m. 166/2) Hakkın kötüye kullanılması hallerine, birlikte yaşamaktan kaçanın, birlik görevlerini yerine getirmeyenin, hakaret edenin, eşinin anne ve babasını eve almayanın veya eşine sürekli sevmediğini söyleyenin itirazları örnek olarak sayılmaktadır. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması halinde taraflar boşanmaları hususunda anlaşmışlarsa ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde de evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.

Boşanmada Velayet

Boşanmaya karar veren çiftlerin, bir veya birden fazla müşterek çocuklarının olması durumunda çocuğun yaşam şartları göz önünde bulundurularak küçüğün velayetinin hangi tarafa verileceği hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu durum boşanma aşamasında eşler arasındaki en önemli çekişme konusudur. Medeni Kanun’a göre mahkeme, çocuğun velayetinin hangi tarafta kalacağını belirlerken çocuğun gelişimini ve yararını dikkate almalıdır.

Çocuğun velayetinin hangi tarafta kalacağı hususunda anne ile babanın çelişmesi durumunda, mahkeme çocuğun gelişimine ve yararına göre velayetin kime verileceğine dair karar verir. Bu incelemeyi yaparken, çocuğun idrak yaşına gelmiş olması halinde çocuk pedagog eşliğinde dinlenir. Velayet, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme, sunulan deliller dışında da re’sen araştırma yapar. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman kişiler tarafından hazırlanan rapor alınır. Tüm deliller değerlendirilerek, çocuğun yararına olacak şekilde velayetin hangi eşe verileceğine kararı verilir.

Asal Hukuk Danışmanlık Bürosu, boşanma davası açılmadan önce ve derdest davada yapılması gereken hukuki işlemleri alanında uzman avukatları ile olaya özgü olarak inceler ve atılacak hukuki adımlar müvekkillerimize belirtilir.

Boşanmada Nafaka

Boşanma davasından önce, derdest davada veya kesinleşen boşanma davasından sonra maddi olarak sıkıntıya düşen veya düşecek olan tarafa ve çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü gereği, mahkeme tarafından diğer tarafa belirli bir miktar ücret ödenmesine hükmedilebilir. Bu ücrete nafaka denilmektedir. Farklı nafaka türleri olup, ayrı şartlara tabiilerdir.

Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken alınabilecek nafakadır. Dava devam ederken eşin geçinebilmesi için tedbir nafakası bağlanır. Dava sonuçlanınca sona erer.

İştirak Nafakası: Boşanma davası kesinleşmesi ile birlikte velayet kendisinde bulunmayan eş tarafından çocuğun giderlerinin karşılanması amacıyla ödenen nafakadır. Mahkeme tarafından, çocuğun ihtiyaçları, anne babanın gelir düzeyi ve varsa çocuğun geliri değerlendirilerek iştirak nafakası miktarı belirlenmektedir.

Yoksulluk Nafakası: Boşanmanın gerçekleşmesi ile birlikte, yoksul düşecek kusuru olmayan veya daha az olan eşe diğer eş tarafından hükmedilen nafakadır. Yoksulluk Nafakası süresizdir. Mahkeme, yoksulluğa düşecek tarafın mesleki ve çalışma hayatının olup olmadığını, çalışıyorsa aldığı maaşı, herhangi bir gelirinin olup olmadığını bütün olarak değerlendirerek karar vermektedir.

Yardım Nafakası: Belirli bir kan hısımlığı bulunan kişilerin, yardımda bulunmadığı zaman yoksulluğa düşecek olan altsoy ve üstsoyuna yardım etmesi gerektiği hukuk düzenimizce kabul edilmiş olup, yardımda bulunulmadığı zaman yoksulluğa düşen kişi tarafından talep edilebilecek nafaka türüdür.

Boşanmada Maddi – Manevi Tazminat

Boşanma davalarında daha çok kusurlu olan taraf, daha az kusurlu veya kusursuz olan tarafa tazminat ödemek durumunda kalabilir.

Maddi tazminat, boşanma sebebi ile yeni hayat kuracak olan eşin yapacağı masrafları ve ihtiyacı olan giderleri karşılaması için ödenen bedeldir.

Manevi tazminat ise, eşin boşanmadan veya boşanmanın sebebiyet verdiği olaylardan ötürü yaşamış olduğu, elem, ızdırap ve kederi dindirebilmek için ödenen bedeldi.. Mahkeme kusura ilişkin durumları değerlendirir, maddi ve manevi tazminata talep doğrultusunda karar verir.

Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Boşanma davası neticelenmesi sonrasında mal paylaşımı başlamaktadır. Mal paylaşımı davası boşanma davasından ayrı bir davadır. Bu nedenle mal paylaşımı davasına ilişkin yazımızdan detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Boşanmada Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)

Eşlerin evlilik sebebi ile yapmış oldukları düğün töreninde takılan takı ve paraların Yargıtay kararları uyarınca, aksine anlaşma ya da o yöreye özgü örf-adet kuralı yoksa ziynetler de takı paraları da kadına aittir. Buna göre, düğünde akraba eş dost tarafından kadına takılan her türlü ziynet eşyası (altın, küpe, kolye, bilezik vb. takı) ve paralar kadına verilmelidir. Boşanma ile de kocada kalan düğün takıları Aile Mahkemesi’nde açılacak ayrı bir alacak davası ile aynen iadeleri geri istenmelidir. Aynen iadeleri mümkün değilse, Mahkemede, düğün fotoğrafları, notlar, takı ve paraların fotoğrafları, tanık gibi deliller incelenerek bedelinin ödenmesine karar verilir.

Boşanma Davası Sık Sorulan Sorular

Eşim boşanmak istemiyor ne yapmam gerekiyor?

Kişinin eşinin boşanmak istemesi, boşanmamak adına tek başına yeterli değildir. Eğer şartlar olgunlaşırsa boşanma sürecini uzatacaktır. Boşanma davasında, davacı ve davalının iddiaları kapsamında yer alan belge ve deliller tek tek incelenir. Sonuç olarak aile mahkemesi tarafından nihai olarak karar verilmektedir.

Boşanma Davası Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma davası, görülecekleri mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak 1-3 ay sürebilir. Hakim boşanma kararına onay verdikten 15 ila 30 gün sonra karar çıkar. Boşanmanın kesinleşmesi 1 gün, nüfusa işlenmesi ise 1 haftadır.

Boşanma davası açmak için nereye başvurulur?

Boşanma davasının nerede açılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 4720 sayılı Medeni Kanunu’na göre düzenlenmiştir. TMK md. 168’e göre tarafların son 6 aydır ikamet ettikleri bölenin Aile Mahkemeleridir. Şayet bulunulan bölgede Aile Mahkemesi bulunmuyorsa dava için Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne başvurulması gerekir.

Boşanma davasında mahkeme masraflarını kim öder?

Dava masraflarını kimin ödeyeceği konusu davanın çekişmeli veya anlaşmalı olması durumuna göre değişir. Anlaşmalı boşanma davasında tarafların rızası ile bu giderler ortak şekilde ödenebilir ya da bu masrafların tamamını davacı ya da davalı taraf da ödeyebilir. Ancak çekişmeli boşanma davalarında durum böyle değildir. İlk etapta dava açılırken davacı dosya masraflarını ödemek zorundadır. Davanın kazanılması sonucu giderlerin birçoğu davalıdan alınabilecektir fakat dava dilekçesinde konuyla ilgili bir talepte bulunmuş olmak gerekir.

Çocuklarım adına dava açabilir miyim?

Türk Medeni Kanunu’na göre; 18 yaşından küçük olanlar reşit kabul edilmeyip bu kimseler kendilerini borç altına sokan işlemleri yapamaz. Bu işlemlerin geçerliliği küçük veya kısıtlıların yasal temsilcilerinin izin veya icazetine bağlıdır. Yasal temsilciler ise veliler, vasiler ve belirli işlemin görülmesi için atanan kayyımlardır. Bu bakımdan eğer dava açacak olan kişi küçük veya kısıtlıysa, örneğin çocuksa, velisi onun adına dava açabilir ancak bir avukat marifetiyle dava açılacaksa vekâletnamede temsil olunanın da isminin yer alması gerekmektedir.

Evlilik sözleşmesi nasıl hazırlanır?

Evlilik sözleşmeleri iki tarafın onaylaması ile evlilik öncesi hazırlanan ve noter tarafından hukuki anlamda tescillenen anlaşmalardır. Bizden bu konuda destek alarak sözleşme hazırlatabilirsiniz.

Boşanma Davası Sık Sorulan Sorular