İşçinin Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesinde; ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanların kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebileceği düzenlemesi bulunmaktadır.

Yine kanun hükmünün devamında; kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi halinde çalışanın, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabileceği düzenlemesi de bulunmaktadır.

Çalışanların; ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda ise bu usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gitme hakları olduğu, çalışanların bu hareketlerinden dolayı haklarının kısıtlanamayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca; iş sözleşmesiyle çalışanların, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda ise tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilme hakları bulunmaktadır. Ancak; aynı kanunun 25. maddesine göre işyerinde işin durdurulması halinde, bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

İşçinin Koronavirüs Salgın Hastalığına Yakalanması Halinin İş Kazası Olarak Değerlendirilip Değerlendirilemeyeceği Hususu

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. maddesinde “iş kazası” tanımı yapılmıştır.

Buna göre;

“İş kazası: işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olayı ifade eder.”

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde;

“İş Kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.”

Şeklinde tanımlanmış olup, madde hükmüne göre iş kazası; maddede sayılı olarak belirtilmiş hal ve durumlardan herhangi birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen veya ruhen zarara uğratan olaydır.

Yasada iş kazası, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlandığından, olayın etkilerinin bir süre devam ederek zaman içinde artması ve buna bağlı olarak sonucun daha sonra gerçekleşmesi mümkündür. Yani, iş kazası ani bir olay şeklinde ortaya çıkıp, buna bağlı olarak zarar derhal gerçekleşebileceği gibi, gazdan zehirlenme olayında olduğu şekilde etkileri daha sonra da ortaya çıkabilir.

Sonradan oluşan zarar ile olay arasında uygun illiyet bağı bulunması koşuluyla olay iş kazası kabul edilmelidir. Yasanın iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir.

Ne var ki, burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup, bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır.

Kısacası; anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir. (HGK 2009/21-400 Esas,432 Karar)

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/5018 Esas, 2019/2931 Karar sayılı ve 15.04.2019 tarihli kararında; işçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle bulaştığı tespit edilen H1N1 (domuz gribi) virüsüne bağlı olarak daha sonra gerçekleşen ölümü, iş kazası kapsamında değerlendirilmiştir.

İşçinin Çalışmaktan Kaçınma Hakkı