Evlatlığın Miras Hakkı Avukatı Bitlis

  • Evlatlık ile evlat edinen arasında evlatlık ilişkisinin gerektirdiği şekilde soy bağı kurulduktan sonra evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımlığı bağı ile bağlı olmasalar dahi kan hısımları gibi mirasçı olmaktadırlar. Üstelik evlatlık hem evlat edinene mirasçı olabilirken hem de kendi anne ve babasına mirasçı olmaya devam etmektedir.

Evlatlığın mirasçılığına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun ilgili 500. maddesine göre,

“Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olmazlar.”

  • Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene birinci zümre mirasçısı gibi (çocuklar ve altsoyları gibi) mirasçı olmaktadır. Evlatlık, mirasta evlat edinenin birinci zümre mirasçıları gibi hak ve pay sahibi olur. Bu sebeple de evlat edinen öldüğünde birinci zümre mirasçısı olarak evlatlığı hayattaysa evlatlık birinci zümre mirasçısı olduğu için, ikinci ve üçüncü zümre mirasçılarının mirastan pay almasına engel olur.

 

  • Evlatlık ilişkisine dayanan yasal mirasçılık anlamında evlatlık yalnızca evlat edinene mirasçı olabilmektedir, bu halde evlatlık evlat edinenin diğer kan hısımlarına mirasçı olamayacaktır.
  • Evlatlık ilişkisine dayanan yasal mirasçılıkta yalnızca evlatlık ve evlatlığın altsoyu evlat edinene mirasçı olabilmektedir, bu halde evlatlığın üstsoyu evlat edinene mirasçı olamayacaktır.

 

  • Evlatlık ilişkisine dayanan yasal mirasçılıkta evlat edinen, evlatlığa mirasçı olamayacaktır çünkü evlatlık ilişkisine dayanan mirasçılık tek yönlü olduğundan yalnızca evlatlık evlat edinenin ölümü halinde mirastan pay alabilmektedir. Evlatlığın ölümü halinde yasal mirasçıları kendi kan hısımları ve sağ kalan eşi olacaktır.

 

  • Evlatlık ilişkisine dayanan yasal mirasçılıkta evlat hem evlat edinene mirasçı olabilirken hem de kendi anne ve babasına da mirasçı olabilmektedir, buna engel bir husus yoktur.

 

  • Altsoyun saklı pay oranı yasal miras payının 1/2’si olduğundan, evlatlık da kan hısımları olan birinci zümre gibi muamele gördüğünden evlatlık ilişkisine dayanan yasal mirasçılıkta evlatlığın saklı payı da miras bırakanın altsoyu için olduğu şekilde yasal miras payının 1/2’si olacaktır.

 

Evlatlığın Miras Hakkı Avukatı Bitlis

 

4. Hukuk Dairesi

2021/14789 E.

2021/3202 K.

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

“Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili meydana gelen kazada ölen desteğin geride kalan eşi ve çocukları … ve … için destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece de desteğin geride kalan eşi ve iki çocuğu yönünden destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılarak sonucuna göre karar verilmiştir. Ancak, desteğin nüfus aile kayıt tablosunun incelenmesinde desteğin davacılar dışında … isminde bir çocuğunun daha olduğu ancak bu çocuğun evlat edinme kararı ile evlatlık verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar desteğin oğlu … evlatlık verilse de evlatlığın miras hakkı devam ettiği ve destek tazminatının niteliği göz önüne alındığında davacı sıfatı ile yer almasa da yapılacak destek hesabında evlatlık olarak verilen bu çocuğa da pay ayrılarak hesaplama yapılması gerekmekte olup anılan hususlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

 

 

13. Hukuk Dairesi

2016/25661 E.

2019/11724 K.

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

“Dava, davacı tarafından evlatlığına yapılan hisse satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, eşinden miras kalan taşınmazdaki hissesini 3. kişiye satış yapılması için davalıya devrettiğini, davalı tarafından kendisine sadece 20.000,00 TL’nin ödendiğini, aralarında şifahi sözleşme bulunduğunu kalan bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının 1/4 hissesini 07/11/2014 tarihinde kendisine 20.000,00 TL bedelle sattığını, kendisinin de bu taşınmazı 03/07/2015 tarihinde tapuda 67.000,00 TL bedelle … isimli şahsa sattığını, iddia edildiği gibi taraflar arasında sözlü bir anlaşma olmadığını, alacağın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının taşınmazını tapuda düzenlenen resmi senetle vekilsiz olarak bizzat davalıya satıp resmi belgede yazılı olan bedeli almış olduğu, bedelin bir kısmının alınmadığı iddiasının ancak yazılı delille ya da delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunulması halinde tanıkla ispat edilebileceği, davacı tarafından yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge sunamadığından ve bu nedenle sonuca etkili olmadığından tanık dinlenilemeyeceği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında evlat edinen ve evlatlık ilişkisi mevcut olup, evlatlık da evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olacağından (M.K 500. madde) dava konusu alacağın miktarına bakılmaksızın tanık delili ile ispat imkanı mevcuttur. (HMK 203. madde) Davacı taraf tanık listesini dosyaya ibraz ettiği halde, mahkemece davacının tanıkları dinlenmeksizin eksik araştırma ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

Evlatlığın Miras Hakkı Avukatı Bitlis

Stajyer Av. DERYA MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.