İdari Düzeltme Mi Tanıma Mı Tenfiz Mi

5490 sayılı kanunun uygulaması ise, 07.02.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “Yabancı Ülke Adlî Veya İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik” ile düzenlenmiştir.

Düzenlemenin ilk halinde, yabancı bir ülkede boşanan taraflar, ancak birlikte Nüfus Müdürlüğü’ne başvurduklarında Nüfus Müdürlüğü tarafları bekar olarak işleyebiliyordu.

Ancak eşlerden birinin ölmesi durumunda ise bu kanunun uygulanma imkanı olmuyordu. Böyle bir durumda sağ kalan eşin, mahkemeye başvurarak tanıma davası açması, çekişmeli yargı olduğu için ölen eski eşinin mirasçılarını da davalı göstermesi gerekiyordu. Bu da 2018’den beri ciddi hak kayıplarına sebebiyet vermekteydi.

Birçok Covid önlemini de içeren 25.03.2020 tarihli 7266 sayılı Torba Yasanın 28. Maddesiyle bu fıkraya “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına” ibaresi eklenmiştir.

Yani yasanın son halinde “ taraflar bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması “ ile şartları varsa, bu kararlar aile kütüğüne tescil edilebilecektir.

Hatta bu şekilde boşanan kişilerin, tescil talebinde bulunmadan ölmüş olması durumunda, hukuki yararı bulunan kişiler de bu talepte bulunabilirler.

Yönetmelik tarafların aynı anda başvurmasını da şart tutmamıştır. Diğer taraf, ilk başvurudan itibaren 90 gün içinde başvurursa bu da geçerli olacaktır.

Başvuru; kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklere, yurt içinde ise taraflardan birinin yerleşim yeri il müdürlüğüne; Türkiye’de yerleşim yeri İstanbul Ankara ve İzmir il müdürlüklerinden birine yapılır.

25.03.2020 tarihinde Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Yurtdışında mahkemede boşanmış veya idari kararla boşanmış kişiler, eski eşi Türk Vatandaşı değilse, Konsolosluk veya Türkiye’de yetkili Nüfus Müdürlükleri’ne başvurması durumunda yurtdışındaki boşanmasını nüfusa tek başlarına işletebilmektedirler.

Kişinin tek başına boşanmasını nüfusa işletebilmesi için aşağıdaki şartların tamamının gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Tanıma Tenfiz Davası 25.03.2020 Değişikliği

Başvuran kişinin Türk Vatandaşı olması gerekmektedir.
Boşanılan eşin Türk Vatandaşı olmaması gerekmektedir (eğer boşandığınız eşiniz Türk Vatandaşı ise ve konsolosluğa veya Nüfus müdürlüğüne gelmez ise dava açmak zorundasınız).
Yurtdışında alınan boşanma kararının kesinleşmiş olması.
Boşanma kararı ve kesinleşme şerhine Apostille alınması gerekmektedir.
Boşanma kararı, Kesinleşme Şerhi ve Apostille evraklarının tamamının Noter veya konsolosluk tasdikli olarak yeminli Türkçe tercümelerinin yapılmış olması gerekmektedir.

Başvurunun şahsen veya avukatınız aracılığı ile yapılması gerekmektedir.
Nüfus Müdürlüğü yukarıda yazılı evraklara ek olarak; boşandığınız eşinizin Pasaport kopyası veya nüfus cüzdanı yeminli tercümesini sizden istemektedir. Aksi durumda boşanma işlemini nüfusa işlememektedir.

Bu durumda dava açmanız gerekmektedir.
Nüfus Müdürlüğü ve Konsolosluğun eski eşin güncel pasaport veya Nüfus Cüzdanı kopyasını istiyor olması birçok kişiyi dava açmak zorunda bırakmaktadır.
Eski eş Konsolosluğa ya da Nüfusa gitmekten imtina ediyor ya da yabancı ülke mahkemesinin kararı aşağıda anlatacağımız hususları da içeriyorsa bu halde tanıma ya da tenfiz davası açılması kaçınılmaz olacaktır.

Tanıma ve Tenfiz kavramları 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Yabancı bir mahkeme kararı icra kabiliyeti ve zorunluluğu içeriyorsa, o yabancı mahkeme kararının Türkiye’de de icra kabiliyetine kavuşması için Tenfiz Kararı alınması gerekmektedir.

Bunun için açılacak dava “Tenfiz Davası” olacaktır. Ancak bir mahkeme kararının icra kabiliyeti yoksa, sadece defi ve ispat vasıtası olarak Türkiye’deki bir mahkemede ileri sürülecek ise bu defa ilgili mahkeme kararının tanınması yeterlidir. Bunun için açılacak dava “Tanıma Davası” olacaktır.

Aile hukuku yönünden bir örnekle açıklayacak olursak, taraflar Almanya’da boşanmışlar ve boşanma kararında velayet, çocukla şahsi münasebet, karşılıklı nafaka ya da tazminat talebi yoksa ve eşler konsolosluk veya nüfus müdürlüğüne gidebiliyor ise bu yazımızda anlatılan idari düzeltme yoluna başvurulabilir.

Ancak karar boşanma ile birlikte velayet, nafaka, tazminat, çocukla şahsi ilişkiye ilişkin hükümler de içeriyor ise bu durumda düzeltme veya kararın tanınması yeterli olmayacak ve tenfiz davası açılması da gerekecektir.

Tanıma ve tenfiz davası kararı veren ülkede zamanaşımına uğramadığı sürece her zaman açılabilir. Bu davalar çekişmeli yargı olarak, basit usulde görülürler.

İdari düzeltme mi, Tanıma mı, Tenfiz mi kişiye gerekli önce bunun tespit edilip ona göre adımın atılması ile eksik ya da fazla evrak toplama ya da yanlış yapılan hukuki işlem ile zaman ve para kaybedilmesi önlenmiş olacaktır. Bu sebeple alana hakim bir avukat yardımı elbette faydalı olacaktır.

Açılan tanıma davası tek taraflı olduğu için; bu dava uzun sürüyor. Bir an önce işlemlere başlamakta fayda var.

İdari Düzeltme Mi Tanıma Mı Tenfiz Mi